Demir-çelik sektörü ülke ekonomisi ve
sanayileşmede lokomotif sektör özelliğine sahiptir. Demir-Çelik sanayinde
gözlenen gelişmeler ile kalkınma süreci arasındaki ilişki incelendiğinde
ekonominin demir çelikle ilgili alt sektörlerinin gelişiminde demir çelik
ürünleri önemli bir rol oynamaktadır. Bu sektörün önemi en başta tüm
endüstriyel dallara girdi vermesinden kaynaklanmaktadır. Demir çelik
sektörünün inşaat, otomotiv, demiryolu ve akla gelebilecek tüm cihaz ve eşya
üretimine katkısı vardır.
Kişi
başına çelik tüketimi yıllardır ulusların ve toplumun kalkınmışlık düzeyinin
bir ölçüsü olarak ifade edilirken, bu tanım son yıllarda kişi başına vasıflı
çelik tüketimi olgusuna kaymış bulunmaktadır. Gelişmiş ülkelerde kişi başına
demir çelik tüketimi 500 kg civarında iken bu rakam Türkiye’de 200 kg
düzeyindedir.
Altyapı
sorunlarını çözmüş gelişmiş ülkelerde demir-çelik sanayinin nisbi öneminin
azaldığı, buna karşılık gelişmekte olan ülkelerde özellikle yüksek vasıflı
demir-çelik tüketiminin hızla arttığı görülmektedir.
2001
yılında Türkiye’nin toplam ham çelik üretiminin yaklaşık %65’i ark ocaklı
tesisler, %35'i ise entegre tesisler tarafından gerçekleştirilmektedir.
Bugün
demir-çelik sektöründe üretim, yüksek fırına dayalı üretim yapan 3 adet
entegre tesis (ERDEMİR, İSDEMİR, KARDEMİR) ve 15 elektrik ark ocaklı tesis
olmak üzere toplam 18 tesis tarafından gerçekleştirilmektedir.
Demir-çelik sektöründe yabancı sermayeli 12 firma mevcut olup toplam yabancı
sermaye içinde sektörün payı %1’dir.
Ürün
bazında kapasitelere bakıldığında, toplam kapasitenin %84’ü uzun ürünler,
%14’ü yassı ürünler, %2’si vasıflı çelik ürünlerinden oluşmaktadır. 1980
sonrasında, uzun ürünleri girdi olarak kullanan inşaat sektörüne yönelik
teşviklerin yarattığı beklenti ile uzun ürünlerde iç tüketimin çok üstünde bir
kapasite oluşmuş, yassı ürün kapasitesi dünya ölçeklerinin gerisinde
kalınmıştır. Bugün sektörün en önemli sorunu budur. Sektörde uzun ürün
üretiminde yaklaşık 5,5 milyon tonluk ihracı zorunlu iç talep fazlası varken,
yassı mamullerde 3 milyon ton arz açığı bulunmaktadır. Gelişmiş demir çelik
üreticisi ülkelerde yassı ürün oranı %60, uzun ürün oranı %40 civarındadır.
Demir-çelik sektöründeki uzun ve yassı ürün dengesizliğini ve yassı mamul
arzındaki eksikliği giderebilmek amacıyla İsdemir 31 Ocak 2002’de Erdemir’e
devredilmiştir. İsdemir'deki yassı mamül üretimi için gerekli olan
yatırımların yaklaşık tutarının 700 milyon doları bulacağı ve sözkonusu
yatırımlara, devir sözleşmesinden itibaren en geç 18 ay içinde başlanması ve 5
yıl sonra da bitirilmesi planlanmaktadır.